Designed by barmel
 
Anasayfaby BaRMeLSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Similar topics

    Paylaş | 
     

     **korkunç hikayeler***

    Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    barmel
    Site Sahibi Administrator
    Site Sahibi Administrator
    avatar

    Mesaj Sayısı : 1938

    Yaş : 25

    Nerden : İzmit
    Lakap : Site Kurucusu

    İsim : Barış

    Kötü İtibar :
    0 / 1000 / 100


    Deneyim :
    100 / 100100 / 100


    Kayıt tarihi : 23/05/08

    MesajKonu: **korkunç hikayeler***   Cuma Eyl. 12, 2008 10:46 am

    Amerika da idama mahkum edilen bi suçluya idamından bir gün önce zindanın kapısı açılmıs. İçeri doktorlar ve cia den adamlar girmiş. doktorlar adama: " sana yeni ürettiğimiz bir ilaç içircez. ama ölüm tehlikesi war. daha önce insan üzerinde denenmedi. içtikten sonra 10 saniye sayıcaz. 10 saniye sonra ölmezsen ilacı ordu için kullanıcaz." gibisinden bi konuşma yapıyorlar adamla. adam kabul ediyor ne de olsa yarın idam edilecek ona söylenene göre bari diyor insanlığa faydam olsun. adam bir bardak verilen ilacı içiyo ve doktorlar saymaya başlıyo. 10.cu saniyede adam ölüyo. bu bir idam taktiği olarak denenmiş amerikada. adama verdikleri bu sıvının hiçbir yan etkisi bulunmadığı,su kadar temiz olduğu söylenmiş. daha sonra buna piskolojik ölüm denmiş


    Yıl 1994 temmuz ayı cumartesi akşamı.. Ben ve kardeşim o akşam yemek yiyorduk ve aniden zil çaldı, kapıyı annem açtı.Kapıda olan kişiler arkadaşlarımdı ve bizi aşağıya çağırıyorlardı saat 10.00'na geliyordu sofradan kalkar kalkmaz aşağıya indik arkadaşlarımızla her gece korkunç hikayeler anlatırdık, (Gece dedim çünkü sabahlara kadar oturur hikayeler anlatır oyun oynardık) her kafadan bir hikaye çıkardı ortaya ama birbirimizi korkutmak için yarış yapardık.O akşam herkez hikayesini anlattıktan sonra oyun oynamaya karar verdik, o zamanlar 11 yaşındaydım ve saklanbaç oynamayı çok seviyordum. Ebe saymaya başladığında herkes yerini almıştı ve bende, tabiki ben o anki olacak olaylardan haberdar değildim, kim bilirdiki şeytanı karşımda göreceğimi neyse konuya geçelim ben yerimde ebenin saymayı bitirmesini bekliyordum ebenin saydığı binanın yan tarafındaydım ebebin sayması bitmediği için sıkıntıya girmiştim o, an arkamı dönmemle dona kalmam bir olmuştu şimdi şeytanla karşıkarşıyaydım o herkesin bildiği gördüğü bir tipten değildi (tabii ki görenler için..) 2 metre boyu,yumruğum kadar iri ve kıpkırmızı gözleri çatal biçiminde uzun asası 2 adet iri buynuzları ve üstünde siyah birşeyi vardı ama ayakları yoktu evet yanlış okumadınız ayakları yoktu adeta uçuyordu o, anda vücudum çözülü vermişti hemen bahçenin ortasındaki kuyunun arkasına saklanmıştım ebe ağladığımı duyunca hemen arkadaşlara haber verdi bu şeytanı yakın arkadaşımda görmüş ve oda çok korkmuştu. (ismini vermeyeceğim.) Ve bu olaylardan sonra her pisliğin yanında cinlerin olduğuna şaitlik ettim. Ertesi sabah şeytanı gördüğüm yere geldik orada bulunan ev bomboştu evin içinde bir el vardı ve sanki el bizi seyrdiyordu önce inanmadık sonrada banyoda gördük ev zemin kattaydı banyonun penceresinden içeri yumurta kartonu attık ve karton geri geldi ve bu olay bi kaç defa gerçekleşti ne zaman oraya gitsek üst kattakilerin kızını yerde baygın buluyorduk ve bu olaydan sonra bişey farkettimki ne zaman korkunç hikayeler anlatsak ozaman kötü şeyler oluyordu ama anlatmayıda seviyorduk. Bu yüzden siz siz olun sakın korkunç şeylerden bahsetmeyin eğer cinlerden bahsedecekseniz kötü varlıklar diye konuşun, bunu sakın unutmayın..


    ALBERT FİSH_
    Süphesiz, bir seri katil tarafindan yazilan en hasta mektup, yamyam çocuk katili Albert Fish’in 1928 yilindaki on iki yasindaki kurbani Grace Budd’in annesine 8 yil sonra 1934 ‘te yazdigi mektuptur. Büyük sanstir ki Bayan Budd okuma yazma bilmiyordu ve böylelikle bu rezil mektubu okuma dehsetinden kurtulabilmisti. Bu mektubun asli bu gün sanatçi Joe Coleman’in koleksiyonundadir.


    Çok Sevgili Bayan Budd,

    1894’te bir arkadasim Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açilmisti. San Francisko’dan Hong Kong’a gitmek üzere yola çikmislardi. Limana varinca iki arkadasi ile karaya çikmislar ve çok içip sarhos olmuslar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrildigini görmüsler. Bu sirada orada kitlik hüküm sürmekteymis. Etin kilosu 2-6 dolar arasindaymis. Çok fakir olanlar arasinda açlik sikintisi o kadar büyükmüs ki digerlerinin açliktan ölmesini önlemek amaciyla 12 yasindan küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmalari için kasaplara satiliyorlarmis. Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kusbasi isteyebilirmissiniz. Çiplak bir çocuk vücudunun bir kismi önünüze getirilir ve istediginiz parçalari kestirebilirmissiniz. Bir kizin veya oglanin kalça kismi, en lezzetli bölümmüs ve dana kotlet olarak satilan en pahali etmis. John orada çok uzun kalmis ve insan etine karsi bir düskünlügü olusmus. New York’a dönünce biri 7 digeri 11 yasinda iki oglan çocugu çalmis. Onlari evine götürüp soymus ve bir dolaba kapamis. Sonra tüm giysilerini yakmis. Her gün etlerinin iyi ve yumusak olmasi için onlara iskence yapip dövmüs. Önce 11 yasindaki oglani öldürmüs, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymis. Kafasi, kemikleri ve bagirsaklarindan baska vücudunun her bir parçasini pisirip yemis. Firinda pisirmis (tüm popsunu), haslamis, kizartmis ve kusbasi yapmis. Küçük oglana da ayni seyleri yapmis. Ben o zamanlar 409 Dogu 100. Sokak’ta oturuyordum. Bana insan etinin çok lezzetli oldugunu o kadar sik söylemisti ki ben de tatmayi aklima koydum. 3 Haziran 1928 Pazar günü sizin 406 Bati 15. Sokak’taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. Öglen yemegini birlikte yedik. Grace, kucagima oturdu ve beni öptü. Onu yemeyi aklima koydum. Onu bir partiye götürecegimi söyledim. Siz de evet gidebilir dediniz. Onu Westchester’da daha önce gözüme kestirdigim bos bir eve götürdüm. Oraya vardigimizda ona disarida beklemesini söyledim. Kir çiçekleri toplamaya basladi. Yukari çiktim ve tüm giysilerimi çikardim. Çikarmasaydim üzerlerine kanin bulasacagini biliyordum. Her sey hazir olunca, pencereden onu çagirdim. O odaya girinceye kadar bir dolapta saklandim. Beni çiplak görünce aglamaya basladi ve merdivenlerden inmeye çalisti. Onu yakaladim ve o da bana annesine sikayet edecegini söyledi. Önce onu tamamen soydum. Nasil da tekmeledi, isirdi ve tirnakladi. Bogazini sikarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. Pisirdim ve yedim. Firinda pisen küçük poposu öylesine yumusak ve tatliydi ki. Tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. Ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. Bir bakire olarak öldü.


    17 yaşındaydım olyın olduğu zamn lise son sınıftaydım biliosunuz okulun son dönemlerinde ders falan işlenmezo günlerden biriydi biz 6-7kişi vardık bi kaçta çöm vardı yanımızda okulda onlara korkunç şeyler anlatırdık aramızda korkaklar çoktu bende de bi sürü hikaye var anlatım dururdum sonra bi gün cin çağırmaya karaa verdik okulda evde her yerde çağırıyorduk ama aramızda geldiğine inanmayan bi kaç arkadaş vardı bi gün okulun bodrum katına gizlice indik orda masalar falan vardı neyse ortamı ayarladık fincanı okulunçay ocağından çaldık (ben o fincanı uzun bi süre çantamda taşıdım)masa da tam 6 kişi vardık benim yanımda boş bi sandalye vardı benim arkam sıralarla doluydu masanınbi köşesi sıralarla doluydu...neyse kısaca yanımdaki boş sandalyeye oturabilecek ulaşa bilecek birşey yoktu...ondan sonra cin çağırmaya başladık aramızdaki inanmayanlar yani geldiğine inanmayanlar geldiğini bize kanıtlasın dedi bizde bunu ona söyledik daha sonra arkadaşa ben o boş sandalyeye arkamı döndüm yanımdaka arkadaşa bişi anlatıordum gene cinlerle ilgili diğerleride etrafa bakıordu bi ara masanın üstünde biri iğne buldu(toplu iğne)ortamda iğne yoktu ama artık masanın üstünde vardı...ama bizimkiler bunun birinin yaptığını iddia ettiler ve tekrar cinden kanıtlamasını istedik ben sandalyeye arkam dönük oturmuş konuşuordum ki karşımdaki çocuk sa sa sandalye dedi o an kafamı çevirdim sandalye az havalanıp devrildi yani bunu hiç kimse yapamazdı aramızda herkes koşuşturmaya başladı ben de arkama baka baka yürüdüm yanlarına gittim daha sonra bunlar sakinleşince tekrar oturduk masaya ve gönderdik gitti ondan sonra ben evde arasıra garip olaylar yaşamaya başladım bi keresinde adımla seslendi ondan sonraki gece de biri beni ayaklarımdan tutup yataktan aşağı çekiordu aklıma o an hiç bi dua gelmedi zaten bildiğim 3 tane anca bismillah çektim bi kaç kere sonra kaskatı kesilmiştim hareket edemiordum bismillah çekince rahatladım sonra ihlas fatiha okudum o karanlık odamda uyumaya devam ettim......onlardan asla korkmam onların karşısında asla aciz kalmam...

    Ankara Günlük yaşamımızın görünmez konuklarıyla tanışmam beni yaşam ve sonrasında ki gizemi kabule götürdü.

    O yıllarda da şimdi de ruh sağlığımın yerinde olduğunu söyleyerek olayı sizlerle paylaşıyorum.

    Her evlat gibi bende anneme düşkün biriyim öncelikle bunu belirtmek istiyorum.O gün iş den eve oldukça geç gelmiş,biraz çocuklarımla ilgilenerek ertesi gün ki işlerimin ön hazırlıklarını yapmak için dosyalarımın başına geçmiştim.Saatler sonra evde garip tıkırtıların olduğunu fark ettim.Odadan çıkarak evdekilerden kimin uyandığına bakmak istedim.

    Odaları dolaştığımda ev halkının derin bir uykuda olduğunu gördüm. Çok net duyduğum adım ve topuk sesleri sanki hemen arkamdan beni takip ediyordu.
    Yanıldığımı düşünerek bahçeye çıktım evin etrafını kontrol ederek açıkça hırsız aradım.Gecenin sessizliğinden başka bir şey yoktu.Ankaranın ayazlı gecelerinden biri olması beni rahatlattı.Yüzüm nerdeyse uyuşuncaya kadar soğukta bekledim.İyice kendime gelince tekrar içeriye girdim ve dosyaların başına oturdum.Bir kaç saniye geçmişti ki ayak seslerinin koşarcasına masama doğru gelişini duydum.Görünmeyen adımlar tam önümde durdu.Ve masanın üzerindeki tüm dosyalar seri bir şekilde teker ,teker masadan düşmeye başladı.Görünmez konuğum açıkça çalışmamı engelliyordu.

    Kanım çekilmişçesine arkama yaslandım olacakları bekliyordum.Görünmez adımlar bir kapıya bir masaya sanki koşarcasına gidip geliyordu.Yerimden kalkmamı istediğini anladığımda tıpkı bir robot gibi isteneni yapmaya başladım.Adımlar beni salonda ki annemim resminin önüne götürdü.Beklemeye başladım sonuç ne olacaktı.Bir kaç dakika sonra adım sesleri kapıya doğru hızla yöneldi ve kayboldu.Gitmişti beni şok içinde bırakan görünmez konuğumun amacı ne olabilirdi.Annemin resmine baktım ve hemen telefona koştum.Annem uzun telefon sesinden sonra zorlukla alo diyebildi.Telefonum onu mutlak bir ölümden kurtarmıştı..Gece yatmadan önce süt ısıtan annem ocağı kapattığını sanarak yatmış benim telefonuma kalktığında ise evi saran dumanı görünce kendini bahçeye zor atmış .Gürültücü görünmez konuğumun kimliğini hiçbir zaman öğrenemedim.Ona bir can borcumuz var ne zaman ve ne şekilde ödeyeceğimi ise bilmiyorum


    vaktin birinde bi karı kocanın kzıları ölmüş kıız gömmüşler başlamışlar yas tutmaya ardan bi kaç gün geçince kız annesinin rüyasına girmiş anne beni burda kirletiyorlar ne olur yardım et idye yalvarıyomuş kız bu bir gün iki gün derken bunu eşine anlatmış adamda karısına kızmış rüya demiş bu sefer adam rüyasında kızını görmeye başlamış baba anneme niye inamıyosun kızını burda kirletiyorlar baba beni ne olur kurtar demiş babası yine önemsemmiş bu böyle devam ederken adam hocaya anlatmış olanları hocada bu rüya sana yağılan çağrıdır mezarı açtırın demiş neyse bürokratik işlemler yapılmış anne baba ve mezarlık görevlileri mezarı açmışlar bide ne görsünler mezar boşmuş kızın cesedi yokmuş anne bayılıp ayılmaya başlamış herkes tabi şaşkın durumdayken biri kadını alın şurdaki mezarlık bekçisinin kulübesine götürün demiş adam karsıını almış kulübeye gitmiş orda duran eski divana karısını oturtur oturtmaz divanın altından bir el düşer gibi dışarı çıkmış bide bakmışlarki kızın cesedi divanın altında mezarlık bekçisi kızı çok beğendiğinden herkes gidince mezarından çıkartıp kıza tecavüz ediyormuş adamı yakalamışlar ve suçunu itiraf etmiş adamı hapse atmışlar kızın babası yine rüyalar görmeye başlamış bu yapılan yanına kalmıcak sen merake tme diyomuş sürekli biri ve aradan kısa bi süre geçmeden adamınhapiste kendi kendine kafasını duvara parçalıyarak öldürdüğünü görmüşler

    bir gün arkadaşlarımla aşağıda oturuyorduk.zombilerden falan bahsettik sonra iş 3 harflilere geldi(c-i-n)adını anmak istemiyorum çünkü o lafı söylediğim anda ensemde rüzgar hissediyorum.işte baya bir hikayelerden bahsettik.sonra bir kadın geldi.bize bir adres sordu.bizde bilmediğimizi ilettik.sonra arkadaşım bize seslendi.kadın hırıltı ile bize yaklaştı.kadın yüzünü göremiyorduk yada yüzü kaybolmuştu.bizi korkudan dilimizi yuttuk.kadın bize atladı ve dediki ''bizim adımızı anmakla büyük hata işlediniz,peşinizi bırakmayız.''dedi.arkaşım korkudan allah'ın adını andı ve koyboldu telefonlarımız çaldı ve telefonda ''asla bırakmayız beni bir şeyi anmadığınız sürece'' dedi.ardından hızlı bir isim veremediğimiz ses buraya gelin der gibi seslendi.eğer oradan kaçmasaydık üzerimize çinko düşecekti.ertesi gün biz bisiklet sürerken karşımıza köpek çıktı.köpek geride kaldı ve bir korna sesi duysum.geriye baktığımda o kadına benzer yaratık tekrar ordaydı ve arkadaşımı göstererek birşeyler dedi arapça.arkadışıma araba çarpmış ve ölürkende kadının istediği bendim demiş.benide ve bazı arkaadşlarımıda rüyalarımızda rahatsız ediypr.birdaha onlardan bahsetmeyin.size tavsiyem

    BUNLAR ÇEŞİTLİ KİŞİLERİN YAŞADIĞI KORKU İÇEREN HİKAYELER ...yorumlarınız için şimdiden tşkler
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://kankateam.yetkinforum.com
    DiAbLoOo
    Co-Admin
    Co-Admin
    avatar

    Mesaj Sayısı : 3003

    Yaş : 30

    Nerden : Derzulya-Kuraf
    Lakap : HaBiS

    İsim : Ümit

    Kötü İtibar :
    0 / 1000 / 100


    Deneyim :
    70 / 10070 / 100


    Kayıt tarihi : 24/05/08

    MesajKonu: Geri: **korkunç hikayeler***   Cuma Eyl. 12, 2008 1:13 pm

    mektup iğrençti ama çok iğrenç bu kadarda olunmaz be ıgyyyyhhh

    _________________

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://www.tiklayin.net
     
    **korkunç hikayeler***
    Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » Edgar Allen Poe - Hikayeler

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    *+. KanKaların Mekanı.+* :: Korku Ve Gerilim :: Kokunç Hikayeler-
    Buraya geçin: